Devrim Erbil “İstanbul’dan Bodrum’a” Sergisi

İlgili Yazılar

Abbasağa Film Festivali altıncı kez perdede

Öğrenci filmleri AKM Yeşilçam ve Kadıköy Sineması’nda izleyiciyle buluşacak Mimar...

Perde Açılıyor, Kültür Yolu Mardin’e Uzanıyor: 17-24 Ekim’de Türkiye’nin Sanat Takvimi

Ekim'in üçüncü haftası, Türkiye'nin kültür-sanat takvimi için bir kavşak:...

Maceraperest bir mimarın objektife yansıyan yaşamı: Arif Hikmet Koyunoğlu

Resme yeteneğini Osman Hamdi Bey keşfetti, 1903’te henüz 10...

Sanatçı TUNCA’dan Kentsel Hafızaya Pencere: “Yan Yana”

Kahve Dünyası’nın kamusal alandaki çağdaş sanat projesi Yanköşe, 12’nci...

3-10 Ekim’de Caz, Festival, Sergi ve Sahne Bir Arada

Ekim ayının ilk haftası, Türkiye'nin kültür-sanat gündemini dört koldan...

PAYLAŞMAK GÜZELDİR!

Devrim Erbil’in “İstanbul’dan Bodrum’a” başlığı altında topladığı çalışmaları, 20 Ağustos 2021 tarihinden itibaren Bodrum’daki Touch Sanat Galerisi’nde…

Erbil, kendisiyle özdeşleşen çizgilerini, kendi söylemiyle “öteden beri uygarlık kenti, görsel sanatların tapınağı” Bodrum’da sanatseverlerin seyrine sunuyor.

E-Bülten'e Abone Olun

Sanata dair seçkiler ve yeni içeriklerden ilk siz haberdar olun.

Resmin Şairi

Türk resim sanatının yaşayan en önemli temsilcisi sayılan Devrim Erbil, özgün yorumlarıyla bilinen, sanata ilk atıldığı zamandan günümüze kadar hep adından bahsettiren bir sanatçı. Eserleri genelde çizgi, renk ve dokunun oluşturduğu kompozisyonlardan oluşur. Geleneksel Türk ve Doğu resmini, Batı resim geleneği ile en iyi harmanlayan ressamlardan olan Erbil, en çok İstanbul, Anadolu ve doğa temalarını işlemiştir. Türk resmini başka bir kulvara taşıyarak, taklit edilemeyecek şekilde modernleştirerek, resme ritim ve titreşim gibi yenilikler katmıştır. Soyut anlatımın dikkat çeken sanatçılarından olan Devrim Erbil’in öncelikli olarak “İstanbul Resimleri”, “Ritmik Kurgu” ya da “Ritmik Titreşim” adlı eserlerinin daha çok dikkat çektiğini söyleyebiliriz.

Sanat çevrelerinde “Resmin Şairi” olarak anılan Erbil, 1960’lı yıllarda doğa, ağaç gibi motiflerden yola çıkarak başladığı resimlerini bir süre sonra minyatür sanatının kompozisyon düzenlerinden etkilenerek kuş bakışı bir açıyla kompoze etti. Bu kompozisyonlarında çizgisel ağırlıklı çalıştı. 1960’ların sonlarında bu anlatım biçimini İstanbul’un kent görünümleriyle harmanladı.

Bu sanat anlayışı ile 1976’da “Anadolu Kasabası”, 1977’de “Anadolu İzlenimleri” ve “İstanbul” resimlerini, 1977’den sonra kent, insan ve doğa görünümleri olan, mavi rengin egemen olmaya başladığı “kuşlar” konulu eserlerini gerçekleştirdi. Bu yıllarda Grafik kökenli kompozisyonlar kuran Erbil’in sonraki dönemlerinde, boyanın işin içine girmesiyle nakış kökenli bir resim anlayışı başladı ama eski resimlerindeki duyarlılık değişmedi.

Devrim Erbil sanat görüşünü şöyle açıklamıştır: “Batı’da gelişen akımları, bizim topraklarımıza ekip, filiz vermesini bekleyen davranışa karşıyım. Batı’ya bilinçli bir seçmeyle yaklaşmak, sanat oluşumunu biçimsel şemaların ötesinde aramak, çağdaş sorunlarımıza kendi sanat açımızdan bakarak, Batı’yla hesaplaşmak gerektiğine inanıyorum.”

1956 yılından bugüne kadar seksenin üstünde kişisel sergi açan Devrim Erbil, yurt dışında toplam 38 sergi açtı. Bunun dışında yurt içi ve yurt dışınde birçok karma sergiye katıldı.