Mayıs20 , 2024

Devrim Erbil “İstanbul’dan Bodrum’a” Sergisi

İlgili Yazılar

25. Sadri Alışık Tiyatro & Sinema Oyuncu Ödülleri Adayları Açıklandı…

Türkiye’de tiyatro-sinema dallarında en uzun soluklu ve sadece ‘oyuncu’...

Bilge böceklerden çiğ insanlara kendine gelme çağrısı

Avucumuza zor sığan Golyat böceğinden başlayıp toplu iğne...

Masalların tarihinden tarih olan masallara

Marina Warner, Bir Zamanlar Bir Ülkede kitabında, özellikle peri...

Emrah Yücel resimlerini okuma kılavuzu

Yazı: Prof. Dr. Uğur Batı “Yusuf suresini anlatıyorsanız, bir kuyu...

Resim inceleme: Sokrates’in Ölümü

Ressam Jacques-Louis David, ABD’nin New York şehrindeki Metropolitan Müzesinde...

PAYLAŞMAK GÜZELDİR!

Devrim Erbil’in “İstanbul’dan Bodrum’a” başlığı altında topladığı çalışmaları, 20 Ağustos 2021 tarihinden itibaren Bodrum’daki Touch Sanat Galerisi’nde…

Erbil, kendisiyle özdeşleşen çizgilerini, kendi söylemiyle “öteden beri uygarlık kenti, görsel sanatların tapınağı” Bodrum’da sanatseverlerin seyrine sunuyor.

Resmin Şairi

Türk resim sanatının yaşayan en önemli temsilcisi sayılan Devrim Erbil, özgün yorumlarıyla bilinen, sanata ilk atıldığı zamandan günümüze kadar hep adından bahsettiren bir sanatçı. Eserleri genelde çizgi, renk ve dokunun oluşturduğu kompozisyonlardan oluşur. Geleneksel Türk ve Doğu resmini, Batı resim geleneği ile en iyi harmanlayan ressamlardan olan Erbil, en çok İstanbul, Anadolu ve doğa temalarını işlemiştir. Türk resmini başka bir kulvara taşıyarak, taklit edilemeyecek şekilde modernleştirerek, resme ritim ve titreşim gibi yenilikler katmıştır. Soyut anlatımın dikkat çeken sanatçılarından olan Devrim Erbil’in öncelikli olarak “İstanbul Resimleri”“Ritmik Kurgu” ya da “Ritmik Titreşim” adlı eserlerinin daha çok dikkat çektiğini söyleyebiliriz.

Sanat çevrelerinde “Resmin Şairi” olarak anılan Erbil, 1960’lı yıllarda doğa, ağaç gibi motiflerden yola çıkarak başladığı resimlerini bir süre sonra minyatür sanatının kompozisyon düzenlerinden etkilenerek kuş bakışı bir açıyla kompoze etti. Bu kompozisyonlarında çizgisel ağırlıklı çalıştı. 1960’ların sonlarında bu anlatım biçimini İstanbul’un kent görünümleriyle harmanladı.

Bu sanat anlayışı ile 1976’da “Anadolu Kasabası”, 1977’de “Anadolu İzlenimleri” ve “İstanbul” resimlerini, 1977’den sonra kent, insan ve doğa görünümleri olan, mavi rengin egemen olmaya başladığı “kuşlar” konulu eserlerini gerçekleştirdi. Bu yıllarda Grafik kökenli kompozisyonlar kuran Erbil’in sonraki dönemlerinde, boyanın işin içine girmesiyle nakış kökenli bir resim anlayışı başladı ama eski resimlerindeki duyarlılık değişmedi.

Devrim Erbil sanat görüşünü şöyle açıklamıştır: “Batı’da gelişen akımları, bizim topraklarımıza ekip, filiz vermesini bekleyen davranışa karşıyım. Batı’ya bilinçli bir seçmeyle yaklaşmak, sanat oluşumunu biçimsel şemaların ötesinde aramak, çağdaş sorunlarımıza kendi sanat açımızdan bakarak, Batı’yla hesaplaşmak gerektiğine inanıyorum.”

1956 yılından bugüne kadar seksenin üstünde kişisel sergi açan Devrim Erbil, yurt dışında toplam 38 sergi açtı. Bunun dışında yurt içi ve yurt dışınde birçok karma sergiye katıldı.