Ocak16 , 2026

Nasıl bir sanat eğitimi?

İlgili Yazılar

“Öğrencilerime örnek olsun diye ödüller alıyorum”

Onlarca film müziğiyle pek çok ülkedeki festivallerden ödüllerle dönen,...

“Türkiye’de küratörlük eğitimi başlangıç seviyesinde”

Küratör, direktör, sanatçı ve yazar Prof. Dr. Marcus Graf,...

“Geleneksel sanatlar, hem zanaatkârı hem entelektüeli yetiştirmeli”

Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr....

Nasıl bir sanat eğitimi?

Türkiye’de sanat eğitimi dosyasına, geleneksel Türk sanatları, müzik, sanat...

İKSV’de Yeni Dönem: Genel Müdürlük Görevine Yeşim Gürer Oymak Getirildi

Türkiye’nin en köklü kültür ve sanat kurumlarından biri olan...

PAYLAŞMAK GÜZELDİR!

Türkiye’de sanat eğitimi dosyasına, geleneksel Türk sanatları, müzik, sanat ve kültür yönetimi alanlarından akademisyenlerle yaptığımız söyleşilerle devam ediyoruz. Bu söyleşilerde üç konu öne çıktı: Teknikle sınırlı kalmayıp eleştirel düşünceyi, eserin anlam dünyasını, teoriyi önemsemek, sanatı akademinin dışına çıkarmak ve disiplinler arası eğitimi önemsemek.

 

YAZI: DUYGU ÖZSÜPHANDAĞ YAYMAN

 

İthaf Sanat Yaz sayısında Türkiye’de sanat eğitimine geniş bir perspektiften baktığımız söyleşilere; Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Genç, Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Türk Müziği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Berrak Taranç, Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat ve Kültür Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Marcus Graf ile devam ettik. Bambaşka alanlarda uzmanlaşan üç sanatçı akademisyenin öne çıkan üç ortak yanı var. Birincisi, etkin akademik yaşamlarını, üniversite dışındaki sanatsal üretimleriyle desteklemeleri ve birikimlerini hem akademide hem dış dünyada paylaşmaları. İkincisi, sanat eğitimini öğrenciye teknik bilgi aktarmakla sınırlı görmemeleri; sanatın kavramsal çerçevesi, teorisi, anlam dünyası, yaşam biçimi üzerinde durmaları. Ve disiplinler arası eğitimi, bölümler arası koordinasyonu esas almaları.

Anadolu’da dokuma araştırmaları yapan, kökboyada literatüre ilkler kazandıran, boyama sistemi geliştiren geleneksel Türk sanatları sanatçısı Prof. Dr. Mustafa Genç, “Hat, tezhip, ebru, çini, kumaş, halı-kilim dokuma gibi alanlarda teknik bilgi ve uygulama becerisi öncelenmektedir. Bu durum, geleneksel sanatların elbette zanaatkârane yönünü korumak açısından kıymetlidir ancak eğitimin düşünsel ve kuramsal boyutu çoğu zaman arka planda kalmaktadır. Bu alanın geleceği, hem geleneğe sadakati hem de yenilikçi yorumu taşıyan yani hem zanaatkârı hem de entelektüeli yetiştirebilen kurumlardan geçmektedir” diyor. Küratör, yazar, sanatçı Prof. Dr. Marcus Graf, Türkiye’de sanat eğitiminin geleneksel yapısını vurgularken, “Batı’da sanat eğitimi son derece esnek, çağdaş sanat dünyasının karmaşıklığını yansıtacak şekilde çeşitlenmiş durumda. Türkiye’de ise hâlâ daha okulvari, geleneksel bir yapıda olsa da giderek çağdaş sanat dünyasına uyum sağlamakta. Önümüzdeki dönemde daha yenilikçi yönde evrileceğini umut ediyorum” diye konuşuyor. Küratörlük eğitiminin de başlangıç seviyesinde olduğunu söyleyen Graf, “Gelecekte bu alanda daha kapsamlı, disiplinler arası ve uygulamalı programların gelişeceğini umuyorum” diyor. Bol ödüllü film müzikleri bestecisi, konservatuvar hocalarından oluşan Voice of İzmir grubunun kurucusu Prof. Dr. Berrak Taranç, görsel sanatlar ve sahne sanatlarının her alanı için ürettiği müzikleri derse de dönüştürüyor. “Görüntüye, senaryoya nasıl müzik yazılır, kamera hareketleri nasıldır; renkler ışık, perspektif, açı, oyuncular, çekim planları, dönem, konu gibi ayrıntılar müzikle nasıl anlatılır, aktarabiliyorum” diye konuşuyor.