Çoban kepeneğinden sergi salonlarına… Keçenin öyküsü

İlgili Yazılar

Prof. Aydın Ayan: Kendi kozamı sabırla ve çalışarak örebildim

Türk resim sanatının önde gelen isimlerinden Prof. Aydın Ayan,...

Resim İnceleme: “Napolyon’un Taç Giyme Töreni”

Jacques-Louis David (1748–1825), Fransız neoklasik resminin en önemli temsilcisi...

Ragıp Savaş: Ünvan benim için önemli değil, ben tiyatro işçisiyim

Bakırköy Belediye Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş, oyuncu,...

19-26 Eylül Kültür Sanat Takvimi: Türkiye’de Bu Hafta Hangi Etkinlikler Var?

Eylül ayının son haftasına girerken Türkiye'nin dört bir yanı...

PAYLAŞMAK GÜZELDİR!

“Ben kendimi bildim bileli işin içindeyim. Benim kendimi bildiğim yaş işte 6-8 arası. Hep çarşıda büyüdük. Babamıza, dedemize yardımcı olduk. ‘Gidiver’ derlerdi, giderdik. ‘Geliver’ derlerdi, gelirdik. Çünkü ‘Sen küçüksün, iş yapamazsın’ diye bir şey yok bizim mesleğimizde. Herkesin yapabileceği bir iş var” oluyor ilk sözleri. Keçecilik mesleğini dededen, babadan devralan ve oğluna aktaran Arif Cön, dizlerinin üzerine oturup bir yandan önüne serdiği hasıra yünleri döşüyor, Şaman kuşu motifini yapıyor, bir yandan da, kendini, keçeyi, sanatın zanaata, sonra yeniden sanata dönüşme yolculuğunu anlatıyor. Şaman kuşu da bizi dikkatle dinliyor…

Halime Sürek Kahveci’nin bir solukta okuyacağınız röportajı İthaf Sanat dergisinin ikinci sayısında. İthaf Sanat D&R, Migros ve bayilerde…

E-Bülten'e Abone Olun

Sanata dair seçkiler ve yeni içeriklerden ilk siz haberdar olun.