Bir devrin kapanışı: Haldun Dormen’i kaybettik…

İlgili Yazılar

Prof. Aydın Ayan: Kendi kozamı sabırla ve çalışarak örebildim

Türk resim sanatının önde gelen isimlerinden Prof. Aydın Ayan,...

Resim İnceleme: “Napolyon’un Taç Giyme Töreni”

Jacques-Louis David (1748–1825), Fransız neoklasik resminin en önemli temsilcisi...

Ragıp Savaş: Ünvan benim için önemli değil, ben tiyatro işçisiyim

Bakırköy Belediye Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş, oyuncu,...

PAYLAŞMAK GÜZELDİR!

Türk tiyatrosunun ve kültür sanat hayatının beyefendisi, ulu çınarı Haldun Dormen’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.

Büyük usta Haldun Dormen’in aramızdan ayrılışı, sanat dünyasında bir devrin kapanışını simgeliyor. 97 yıllık ömrüne sığdırdığı binlerce oyun yetiştirdiği yüzlerce öğrenci ve Türkiye’ye kazandırdığı çağdaş tiyatro vizyonuyla Dormen, ardında doldurulması imkansız bir boşluk bıraktı.

E-Bülten'e Abone Olun

Sanata dair seçkiler ve yeni içeriklerden ilk siz haberdar olun.

Tiyatroyu Modernleştiren Vizyon

Galatasaray Lisesi’nden Yale Üniversitesi’ne uzanan eğitim hayatının ardından Türkiye’ye dönen Dormen, kurduğu Dormen Tiyatrosu ile Batılı anlamda tiyatro kültürünün ülkemizdeki en önemli temsilcisi oldu. Özellikle müzikal türünün Türkiye’de sevilmesini sağlayan “Sokak Kızı İrma” gibi eserlerle, sahnede zarafeti ve profesyonelliği birleştirdi.

Bir Ekol, Bir Hoca

Haldun Dormen sadece bir aktör ve yönetmen değil, aynı zamanda Türk tiyatrosunun en büyük okullarından biriydi. Disiplini ve centilmenliğiyle tanınan usta sanatçı; sinemada yönettiği ödüllü filmleri, kaleme aldığı kitapları ve Afife Tiyatro Ödülleri gibi sanatı onurlandıran girişimleriyle kültürel mirasımıza silinmez mühürler vurdu.

Türk tiyatrosunda ilk kez 1961 yılında sahnelenen “Sokak Kızı Irma”
Irma rolünü üstlenen Gülriz Sururi, kadronun diğer yıldızları Haldun Dormen ve İzzet Günay ile sahnede.

Perde Hiç Kapanmayacak

Haldun Dormen’in fiziksel vedası, onun sahneye olan aşkını ve yarattığı ekolü bitirmeyecek. O, her zaman şıklığı, bitmek bilmeyen enerjisi ve “Tiyatro hayatın ta kendisidir” diyen gülümsemesiyle hatırlanacak. Türk sanatı, onun açtığı aydınlık yolda yürümeye devam eden sanatçılarla usta ismi yaşatacaktır.

Ruhu şad olsun.