Kasım27 , 2022

“Dijital konser deneyimleri gelecekteki canlı performans algımızın bebek adımları gibi”

İlgili Yazılar

Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı’sında minyatüre dair betimlemeler

Bu çalışma, 2006 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Orhan Pamuk’un...

Küratörlük: Çok katmanlı bir evrenin ardında

Müzecilik kavramı ile birlikte ortaya çıkmış olan küratörlük, zaman...

Heykelleri dünyaya “Umut” dağıtıyor…

25 yıldır sanatsal üretimini sürdüren ve eserleri Türkiye’nin yanı...

Açelya Akkoyun: İnsan kendi özünü yaşamalı

Ünlü oyuncu Açelya Akkoyun “İyi ki Kadınım” isimli kitabıyla...

Sefaletine katlanmak için anlatan insan

Kriz zamanlarında özgün fikirler artar ve krizi çözmese de...

PAYLAŞMAK GÜZELDİR!

Zet, Amsterdam merkezli bir elektronik müzik bestecisi ve DJ, düzenli olarak canlı performanslarını da Amsterdam’da gerçekleştiriyor. Zet, gelecekte Metaverse’in herkesçe ulaşılabilir olmasıyla birlikte, NFT’ler sayesinde merkeziyetsiz bir ortamda müzisyenlerin direkt dinleyiciye ulaşmış olabileceğini öngörüyor. Pandemi dolayısıyla dijital canlı performansların artmasının da gelecekteki konser algımızı şimdiden değiştirmeye başladığını ifade ediyor.

Elektronik müzik ya da müziğin bir bilgisayar ortamında üretiliyor olması çok da yeni bir şey değil. Elektronik müzik bestecisi olarak dijital sanatların ve elektronik müziğin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

İçerik ve teknik olarak ayırmam gerekecek bu soruyu. Teknik olarak baktığımda müzik ve sinema, dijital dünyayı ilk deneyimleyen sanat kolları oldu. İlk dijital yenilikler, üreticinin kayıt yükünü maddi ve zamansal ve buna bağlı mekansal olarak hafifletmek adınaydı. Daha öncesi var ama kişisel bilgisayarların işlemcilerinin ve hafızalarının geliştiği 2000 yılı sonrasında isteyen herkes evinde, kendi bilgisayarında, dijital iş istasyonunda (DAW) profesyonel bir stüdyoda olması gereken tüm ekipmanların dijital modellemeleriyle bir şarkı yapabilir hale geldi. Bugünden sonrası ise çok renkli çünkü dijital devrim sanat kollarını birbirine entegre etmede de çok büyük rol oynadı. Multidisipliner sanatçılar için büyük olanaklar sağlamış oldu. Örneğin, Jean-Michel Jarre, 1988 doğumlu olsaydı bugün sahnesinde neler yapabilirdi, hayal bile edemiyorum. Gelecekte ise yapay zekanın sınırlarına şaşıracağız diye tahmin ediyorum. İnsanın mana arayışı olduğu sürece, teknik değil, içerik kıymetlenmeye başlayacaktır. Müziğin kaydedilmeye başladığı günden bu yana yaklaşık 150 yıl geçti, son yirmi yıldır da dijital teknolojinin yeni müzik türleri yarattığını görüyoruz. Fasit dairede döner gibi aynı türlerin farklı metotta işlenmiş aranjmanlarını dinliyoruz. Yapay zeka müziğin o tılsımlı yerini yakalarsa ya da endüstrinin tekelci dağıtım sistemi yeni teknolojiler sayesinde değişirse yeni denizlere yelken açabileceğimizi düşünüyorum.

 

YAPAY ZEKA TEKNİK DEĞİL İÇERİK KATKISI SAĞLAMALI

Günümüzde yapay zeka sadece elektronik müzikte değil, tüm müzik türlerinde besteler yapıp bunları çalabiliyor; tek başına besteci ve orkestra adeta. Peki, gelecekte müzik yapmak için insana ihtiyaç kalmaması gibi bir durum olabilir mi?

Yapay zeka insan reflekslerinin yetişemeyeceği performansı yapabilir, yazılmış tüm besteleri öğrenebilir, bununla algoritma oluşturup en beğeneceğimiz akorları, en iyi notalarla çalabilir. Ama bunlar zaten yapılıyor. Çok sevilip kabul gören parçaların neredeyse hepsi ya bir matematiğe bağlı ya da önceki jenerasyonu etkileyen bir parçadan -esinlenmiş- oluyorlar. Her on yılda, birkaç on yıl öncesindeki armonileri duyuyoruz. Ben bir DJ olarak söyleyebilirim ki elektronik müzikte bir yılda beş on yenilikçi parçaya denk geliyorum. Görünür olabilen, özgün parçalar hemen kendi taklitlerini doğurmaya başlıyor. Yapay zeka bu atmosfere teknik olarak değil, içerik olarak katkı sağlayabilirse müziğin seyrini değiştirecektir. Yoksa bugün önümüze sunulan parçaları insan ya da robotun yapmış olması pek önemli değil, yarın da önemli olmayacak, paket gıda gibi. Müziğin endüstri olarak insana ihtiyacının kalmaması, insanın müzik yapmaya ihtiyacını sarsamayacağı için insanlık olduğu sürece insana dair notalar hep çalınacaktır.

 

NFTlerin müzik camiasındaki varlığını nasıl buluyorsunuz?

NFT şu an için görsel sanatlar özelinde gelişiyor, az sayıda müzisyen geleceğin telif sisteminin ilk adımlarını attı, eserlerini sattı, bazı ses bankası şirketleri ürettikleri sesleri NFT sitelerine koymaya başladı. Metaverse denilen evren genişledikçe görsel ve işitsel bütün datanın telif yasası bu sisteme dönecek diye düşünüyorum. Şu an müziği neredeyse tüm dünya dijital olarak dinliyor. Müzisyen, bir dağıtımcı aracılığıyla eserini stream servislerinde yayınlayabiliyor. Eserin korumasını da bu dağıtımcı şirketin yapay zekası sağlıyor. Halihazırda tamamen dijital teknolojiyi kullanan şirket, eserden komisyon alıyor. Yakın gelecekte Metaverse tüm kullanıcıya ulaştığında dağıtımcı ve telifleri koruyan bu şirketin işini NFT yapıyor olacak. Bu, müzisyenleri çok daha özgür bir alana bırakacak. Bu konuda beni heyecanlandıran bir projenin takibindeyim. NFT ile çeşitli sanatçıların eserlerini lisanslamaya başladılar. Projenin devamında Blockchain üzerinde bir stream uygulaması başlatacaklar ve kullanıcıların ödedikleri meblağ, dinledikleri eserlere göre eşit bölünüp dağıtılacak. Muazzam, merkeziyetsiz bir ortamda müzisyen direkt dinleyiciye ulaşmış olabilecek. Tabii büyük şirketlerin pastadaki son dilimlerini kaybetmemek için neler yapacaklarını düşündüğümde gelecek distopyaya dönebiliyor. Bunu birlikte göreceğiz.

Pandemiyle birlikte dijitalleşme beklenenin üstünde hızlı bir artış yaşıyor. Bu bağlamda elektronik müzik piyasası neler yaşadı, nasıl etkilendi?

Müzisyenlerin en çok beslendiği yer olan sahnelerden uzak kalmaları hem maddi hem psikolojik olarak yıkım yarattı. Zaruri ihtiyaç olarak ortaya çıkan dijital konser deneyimleri ise gelecekteki canlı performans/konser/parti algımızın bebek adımları gibi. Nasıl ki bir müzisyen bugünün teknolojisiyle bir bilgisayar ve ses kartıyla yaptığı müziği herkese duyurabiliyorsa yarın da canlı performansını görsel bir şölenle herkese izletebilecek, bu gelişmeler müzisyenlere yarar sağlayacak.